Değerli köylülerimiz vede dostlarımız zaman zaman arkadaşların üyelik sorunu yaşadıklarını ve bu konuda sitemize eleştiriler gelmektedir.Aslında sitemize üye olmak zor ve karmaşik degil.
Arkadaşlar üye olurken verdiginiz e- mail adresine sitemizden otomotikmen bir mail gelecek ve mailde size bir aktivasyon linki gelecektir.Üye olduktan sonra yapmanız gereken : e-mailinize bakıp oraya gelen linki aktifleştirmenizdir.Bunu yaparsanız sorun kalmıyacaktır.
Her rüzgâr savuracak bir toz bulur.
Her hayal yaşanacak bir can bulur...
Her düş gerçekleşecek bir umut bulur...
Kolay bulunmayan tek şey güzel bir dostluktur...
Kuşlar gibi uçmayı, balıklar gibi yüzmeyi öğrendik...
Ama basit bir sanatı unuttuk...
İNSAN gibi yaşamayı biliyor muyuz? Bu mesajı sevdiğin dostlarına gönder eğer BEN de SENİN yakın arkadaşınsam dostunsam bana da yolla ........:)))
Zengin; çok mala sahip olana denmez, zengin kalbi olana denir.
Kalp zenginliğinden mahrum olan kimse, ne kadar geniş servete sahip olursa olsun yine fakirdir.
Tamamı ve hırsı sebebiyle de halk nazarında hakirdir.
Kalbi zengin olan kimse de ne kadar fakir olsa herkesin nazarında muhteremdir
Paylaşacak dostlarınız yoksa iyi şeylere sahip olmanın bir zevki yoktur
Dost dediğin, sevilecek biri olmadığı zamanlarda bile seni sevmeli.
Sarılacakbiri olmadığı zamanlarda bile sana sarılmalı, dayanılmaz olduğunzamanlarda bile sana dayanmalı,dost dediğin fanatik olmalı,bütün dünyaseni üzdüğünde bile sana moral vermeli,güzel haberler aldığında seninledans etmeli ve ağladığında seninle ağlamalı, ama hepsinden daha çok,dost matematiksel olmalı!
Sevinci çarpmalı,
Üzüntüyü bölmeli,
Geçmişi çıkartmalı,
Yarını toplamalı...
Kalbinin derinliklerindeki ihtiyacı hesaplamalı
Ve her zaman bütün parçalardan daha büyük olmalı
İdam Sehpasında Gencecik Bir yiğit;
Erdal Eren...
12 Eylül cuntasının emekçi halklara gözdağı vermek için gündeme getirdiği idamlar sürecinde devrimci onuru sehpada dimdik tutan Erdal Eren’i 13 Aralık 1980 günü yitirdik. Henüz 17 yaşındayken devrim ve sosyalizm davasını hayatı pahasına savunan bu genç fidan, Türkiye devrimci hareketinin yüz akı olarak geleceğe ışık tutmaktadır.
KADIDERESI SİTE YONETİMİ
12 Eylül cuntasının emekçi halklara gözdağı vermek için gündeme getirdiği idamlar sürecinde devrimci onuru sehpada dimdik tutan Erdal Eren’i 13 Aralık 1980 günü yitirdik. Henüz 17 yaşındayken devrim ve sosyalizm davasını hayatı pahasına savunan bu genç fidan, Türkiye devrimci hareketinin yüz akı olarak geleceğe ışık tutmaktadır. Erdal, 25 Eylül 1961’de Giresun’a bağlı Şebinkarahisar’da doğdu. Erdal’ın babası o tarihlerde Giresun’un bir dağ köyünde öğretmendir. Doğduğunda okulların açılması ve ulaşım güçlüğü nedeniyle nüfusa yazdırılmayan Erdal, daha sonradan kimlik çıkartıldığında ise okula erken başlaması için bir yıl büyük yazdırılır. Daha sonra, 1970’li yıllarda ailesiyle birlikte Ankara’ya yerleşen Erdal, Ankara Yapı Meslek Lisesi’nde okumaya başlar ve burada devrimci mücadeleyle tanışır. ANOD (Ankara Ortaöğretimliler Derneği) içerisinde ve GBK (Geleceği Birlikte Kurtaralım) içinde yer alır. Bu süreçte Erdal, ODTÜ’lü devrimci öğrenci Sinan Suner’in öldürülmesini protesto için 2 Şubat 1980 günü yapılan bir korsan gösteride yer alır. Eylem bitirilip kitle dağılmak üzereyken silah sesleri duyulmaya başlar. Herkes gibi Erdal da geri çekilir ve bir apartman bahçesine girer. O sırada gösteriyi bastırmak için gelen askeri birlikten bir er vurularak ölmüş ve yakalanan Erdal olayın faili olarak ilan edilmiştir. Ankara Merkez Komutanlığı’na götürülen Erdal işkencelerden geçirilir. Oradan Mamak Askeri Hapishanesi’ne götürülerek bir hücreye konur.13 Şubat günü duruşmaları başlar ve tüm hukuk usulleri hiçe sayılarak 45 gün içerisinde yapılan üç celsede hakkında idam kararı verilir. Ortada hiçbir kanıt olmaması bir yana Erdal’ın yaşının henüz 17 olması da bir başka engeldir. Yaş tespiti istekleri reddedilir. Ve Yargıtay’ın iki kez bozduğu karar sonunda onaylanır. Çünkü Cunta şefleri açıkça Erdal’ın kanını istemektedir. Erdal duruşmada, “Benim hakkımda peşin bir yargılama yapıldığı son derece açıktır. Nitekim benimle ilgili olayın ertesinde Genelkurmay Başkanı’nın ‘Çoktandır idam olmuyor, bazı kişilerin idam edilmesi gerek’ şeklinde demeç vermesi benimle ilgili idam kararıdır. Ve size de bu konuda ulaştırılan emirlerin açıkça dışa vurulmasıdır” der. Yine savunmasında Erdal, “Bugün devrimcileri ve onların bir parçası olan beni, aldığınız emirlere uygun olarak yargılayabilir ve ölüm cezası verebilirsiniz. Fakat bu ilelebet sürmeyecektir. Bir gün mutlaka sizin yerinizde halkımız olacak, sizi ve koruduğunuz düzeni yargılayacak ve doğru kararı verecektir” demektedir.13 Aralık 1980 günü hücresine gelip Erdal’ı alırlar. İdam sehpasına giderken kimseden yardım istemez. Mamak’taki korkunç işkenceleri anlatır son mektubunda: “Cezaevinde yapılan (neler olduğunu ayrıntılı bir biçimde öğrenirsiniz sanırım) insanlık dışı zulüm altında inletildik. O kadar aşağılık, o kadar canice şeyler gördüm ki, bugünlerde yaşamak bir işkence haline geldi. İşte bu durumda ölüm korkulacak bir şey değil, şiddetle arzulanan bir olay, bir kurtuluş haline geldi. Böyle bir durumda insanın intihar ederek yaşamına son vermesi işten bile değildir. Ancak ben bu durumda irademi kullanarak ne pahasına olursa olsun yaşamımı sürdürdüm. Hem de ileride bir gün öldürüleceğimi bile bile.” Son anlarında bile Erdal neşeli ve soğukkanlıdır. Gülümseyerek avukatına bakar ve göz kırpar. Sonra, tıpkı duruşmalarda olduğu gibi yine dimdik olarak sehpaya yürür. Saat sabaha karşı üçe on kala cellat Erdal’ın boynuna ipi geçirir. Ortamın sessizliğini Erdal’ın gür sesi bozmaktadır: “Yaşasın TDKP, Faşizme Ölüm, Halka Hürriyet” diyerek ayağının altındaki sehpayı tekmeleyen Erdal, böylece Deniz’lerin onurlu kervanına katılır. Arkasında kısa ama tertemiz bir yaşamın anılarını bırakarak...
MARAŞ KATLİAMI (24 ARALIK 1978) 'nı
UNUTMAYALIM UNUTTURMAYALIM!!!!
Maraş Katliamı iki solcunun öldürülmesiyle başladı. Katliam 23 ve 24 Aralık 1978'de gerçekleştirildi. Katliamın hazırlık süreci 8 ay öncesine kadar gitmektedir.
- Finlandiya eski Sağlık Bakanı Dr. Rauni Kilde’den domuz gribi hakkında çor cesur açıklama.Domuz gribi aşısının bir aldatmaca olduğunu itirafa eden Dr. Kilde, “Bu aşı ile mümkün olduğunca dünya nüfusunun çoğu öldürülmek isteniyor” dedi.Bu düşüncenin eski ABD Başkanlarından Henry Kissinger’e ait olduğunu söyleyen Dr. Kilde, 14-15 Mayıs 2009 tarihinde yapılan Bilderberg toplantısında bu kararın alındığını belirtti.Dr. Kilde, bir televizyona yaptığı açıklamasında, “ABD, hiçbir maddi kayıp yaşamadan hatta milyarlarca dolar kazanarak dünya nüfusunu üçte iki oranında azaltmayı hedeflemektedir” diye konuştu.Dünya Sağlık Örgütü’ne domuz gribinin ölümcül bir salgın olduğu yönünde beyanda bulunması için baskı yaptıklarını belirten Rauni Kilde, “Böylece aşıyı tercihli değil zorunlu yapmak istiyorlardı. Özellikle hamile kadınların ve çocukların ilk önce aşı ile zorunlu tutulması gelecek nesilleri hedeflediğini göstermektedir” açıklamasında bulundu.Finlandiya hükümetinin sınıflandırmayı kabul etmediğini ve hastalığın derecesini normal hastalık olarak gösterdiğini ifade eden Kilde sözlerini şöyle sürdürdü; “Hiç kimse aşının bir yıl, beş yıl ya da 20 yıl sonra ne gibi etkilerinin olacağını bilmiyor: Mutlak kısırlık mı? Kanser mi? Ya da ölümcül herhangi bir hastalık mı?” Dr. Rauni Kilde, “Amerikan yönetimi ileride bundan dolayı doğacak herhangi bir sıkıntıdan dolayı ilaç şirketlerine bir sorumluluk yüklenmemesi için şimdiden önlemini aldı ve onları tüm sorumluluklardan muaf tuttu. Bu bile işin ciddiyetini göstermeye yeter” dedi.
Değerli dostlarımız
Sitemize sürekli üyelik talepleri geliyor bu basvuruları memnuyetle karşılıyoruz.Bu üyelik başvurularında bir çok dostumuz gerçek e-mail adreslerini vermedikleri gibi; aynı zamanda kabul edemediğimiz rumuzlarla kullanıcı adı almakta (örnegin 11111 / gerçek kadidereli vs vs gibi)
Bu tür kullanıcı adını (rumuz) kabul etmediğimizi ve bu nedenle; sitemize üye olmak isteyen bütün dostlarımızdan gerçek rumuz ve e-mail adreslerini kullanmalarını , bu konuda duyarlı olmaya beklediğimizi ,yönetim olarak bildirmeyi görev biliyoruz.
TÜM DOSTLARIMIZIN ANLAYIŞLA KARŞILAYACAGINI ÜMİT EDEREK SAYGILARIMIZI SUNUYORUZ.
www.kadideresi.net
site yönetimi
Sitenize Ekleyin